Ağız Diş ve Çene Cerrahisi
Ağız Diş ve Çene Cerrahisi
Ağız Diş ve Çene Cerrahisi

Oral ve Maksillofasiyal Cerrahi Nedir?

Ağız boşluğundaki yumuşak doku (yanak, damak, dil, dudak vb.) ve sert doku (dişler, kemikler) ile ilgili tüm rahatsızlıkların tanı ve tedavisini lokal anestezi, genel anestezi veya sedasyon altında yapan bölümdür.

Ağız ve maksillofasiyal cerrahi, ağızda darbe alan dişlerin çekilmesi, diş implantı yapımı, sinüs lifting operasyonları, diş ve yumuşak doku ile ilişkili kist ve tümörlerin cerrahi olarak çıkarılmasına ve protez yapımına yardımcı olmak için ağız ve çenenin sert ve yumuşak dokularında yapılan cerrahi operasyonları gerçekleştiren bölümdür. Apikal rezeksiyon, oral implant operasyonları, küçük biyopsiler, gömük dişler ve normal diş çekimleri sedasyon anestezisi altında, çene kırıkları, geniş kistler, biyopsiler, maksillofasiyal cerrahi gerektiren ameliyatlar genel anestezi altında yapılabilmektedir.

Ağız cerrahisi ameliyathane koşullarında ve steril bir ortamda ve alanında uzman öğretim üyeleri ve görevlileri tarafından yapılmaktadır.

Yirmilik Dişler ve Tedavi Süreci

Yirmilik dişler, 17 ila 26 yaşları arasında püsküren üçüncü azı dişleridir. Çene arkının en son bölgesinde yer aldıkları için bakımları ve fırçalamaları diğer dişlere göre zor olabilir. Bu nedenle çürük görülme sıklığı yüksektir. Ağrıya ve ağız kokusuna neden olabilir.

Çenedeki yer darlığı nedeniyle yirmilik dişler diş arkı üzerinde yerlerini zaman zaman düzenli bir şekilde alamadığından sürmeleri gecikir veya sürmeyebilir. Bu durumda diş etleri ve çene kemiği etkilenebilir. Yiyeceklerin sıkışmasına ve travma sonucu enfeksiyona neden olabilirler. 20 yaş dişleri çevresindeki diş etlerinde şişlik ve kızarıklık, boyun ve kulaklarda şiddetli ağrı, ağzı açmada zorluk, ağzı açarken ve yutkunmada ağrıya neden olan bu duruma perikoronit denir.

Tam olarak etkilenen yirmilik dişler, dişleri önlerine iterek maloklasyon oluşturabilir. Komşu dişe baskı yaparak çürümesine neden olabilirler. Uzun yıllardır fark edilmeyen yirmilik dişler çenede büyük boyutlara ulaşan kistlere neden olur ve bu da ciddi sorunlara yol açabilir.

Herhangi bir soruna yol açmasa bile ortodontik tedavi için yirmilik dişlerin çıkarılması gerekebilir. Doğru pozisyona yerleştirilmiş sağlıklı bir 20 yaş dişinin çıkarılması gerekmez. Yirmilik dişlerin çıkarılması maksillofasiyal cerrahlar tarafından yapılmalıdır.

Yirmilik dişlere ek olarak, köpek dişleri ve küçük azı dişleri de tam olarak etkilenebilir.  eğer ortodontik olarak değiştirilemeyecekleri, bir operasyonla çıkarılmaları gerekebileceği belirlenir.

 

Dental İmplant Nedir?

Dental implantlar diş köklerini taklit eden vidalardır ve eksik bölgede doğal dişi en iyi taklit eden doku dostu bir malzeme olarak bilinen titanyumdan yapılmıştır. Bir takım nedenlerle dişlerini kaybeden hastalarda uygun fonksiyon ve estetik sağlar ve diş eksikliğini giderirler. Tek diş eksikliklerinden toplam diş kaybı olan hastalara kadar uygun her bireye uygulanabilir. Doku ile uyumlu bir malzeme olan titanyumdan yapılan implantlar, doğal dişlere en iyi alternatif olması nedeniyle günümüzde en çok tercih edilen tedavi yöntemidir.

Hastanın genel sağlığını değerlendirmek ve diş muayenesi yapmak için diş hekimleri ve maksillofasiyal cerrahlar tarafından implant tedavisi görecek hastaya klinik ve radyografik muayeneler yapılır. Hastanın tedaviden beklentileri ve gerekirse mevcut kemiğin implanta uygunluğu 3 boyutlu radyografik görüntülerle değerlendirilir. Kontrol altına alınmayan önemli bir sistemik hastalığı olan, son zamanlarda radyasyon tedavisi veya kemoterapi almış kişilere bu tedavinin uygulanması risklidir. Bu nedenle implant olacak her hastanın sağlık geçmişinin cerrah tarafından bilinmesi son derece önemlidir. Dental implant her yaşta uygulanabilir. Ancak, çocukların 18 yaşını tamamlaması beklenmelidir. Bazı özel durumlarda daha erken yapmak mümkündür. Bu bir diş hekimi tarafından değerlendirilmelidir.

Dental implantlar lokal anestezi altında kolayca uygulanabilir. Gerekirse sedasyon veya genel anestezi altında da uygulanabilir. Dental implant tedavi süreci diş eksikliğine ve kemiğin durumuna bağlı olarak değişebilir. Bazı durumlarda protez aşamasına aynı gün başlanabilirken, diğer durumlarda implant protezlerinin yapım aşamasına genellikle implant yerleştirilmesinden 3 ay sonra başlanır. Kemik hacminin yetersiz olduğu durumlarda ek cerrahi işlemler yapılmışsa sinüs lifting, greft ve membran uygulamaları gibi yöntemler sonucunda implant protezlerinin uygulanma süresi uzayabilir.

İmplant ameliyatından sonra hastaya uygun ilaçlar verilir ve ameliyat sonrası yapılması gerekenler hastaya bildirilir. Diş implantı yaptıran hastaların 6 ayda bir kontrole gelmeleri istenir.

 

İmplant Uygulamasının Amacı Nedir?

Diş kaybı nedeniyle ortaya çıkan kemik erimesi, mandibulanın seviyesinin ve hacminin azalmasına yol açar. Dental implantların yerleştirilmesi kemik kaybını önler ve stabilize eder. İmplantlar çiğneme, gülümseme, konuşma gibi fonksiyonların performansında doğal dişlere yakın bir işleve sahiptir. Bu işlevsellik hastalara sosyal, psikolojik ve fiziksel konfor sağlar.

İmplant Tedavisinin Avantajları Nelerdir?

  • Hareketli protezlerin kullanımı, gerekliliği ortadan kaldırarak daha estetik bir görünüm elde etmeye yardımcı olur.
  • Ağızlarında diş olmayan kişiler için bile sabit bir protez kullanma şansını ortaya çıkarır.
  • Yeterli kemik desteği olmadığı için hareket eden hareketli protezlerden sabit protezlere geçilerek hastanın yaşam kalitesi artırılır.
  • Total ve hareketli protezler kullanan hastalarda bulantıların giderilmesine yardımcı olur.
  • İmplant sayesinde daha iyi bir çiğneme fonksiyonu ve buna bağlı olarak daha sağlıklı ve dengeli bir diyet kazanılır.
  • Kişi kendine güvenini yeniden kazanır.

İmplant Uygulaması ve İmplant Çevresi Hastalıkların Tedavisi

Bilim ve teknoloji sayesinde geldiğimiz mevcut durumda dental implant, diş eksiklerinin tedavisi için paha biçilemez bir alternatiftir. Dental implant tedavisi sayesinde eksik olan diş yerine konulurken mevcut dişlerin bütünlüğü korunabilir. Diş destekli sabit protez hazırlığı için diş kesimi en aza indirgenir. Günümüzde implant tedavisi için ürün yelpazesi daha geniş ve alternatiflidir. Bu sayede implant tedavisi hastalar için geçmişe kıyasla daha ulaşılabilirdir.
Kabaca ifade etmek gerekirse, nasıl ki doğal dişler kemik içerisindeki kökleri ile destekleniyorsa implant tedavisi ile de diş protezi kemik içersine yerleştirilen implant ile desteklenir.
İmplant tedavisi, başlangıcından sonuna kadar implantı kemik içerisine cerrahi olarak yerleştirecek hekim ile implant üzerine gelecek protezi yapacak hekimin ortak çalışması ile yürütülür. Planlama safhasında hasta görüşleri de dikkate alınarak sabit ya da hareketli gibi seçenekler de dahil olmak üzere alternatifli protez planlaması yapılır. Ağız içi muayene, röntgen ve üç boyutlu tomografi görüntüleri eşliğinde implant sayısı, boyutu, mevcut kemik miktarı ve kalitesi gibi faktörler değerlendirilir.

Planlama ve hastanın genel sağlık durumunun değerlendirilmesi sonrası implant tedavisinin cerrahi aşaması gerçekleştirilir. Bu aşamada;

  • İmplant yerleştirmesi diş çekimi ile aynı seansta mı gerçekleştirilecek yoksa beklenecekse ne kadar beklenecek,
  • İmplant yerleştirme öncesi ya da aynı seansta kemik miktarını arttırmaya yönelik ilave uygulamalar gerekli mi,
  • İmplant yerleştirmesi sonrası protez işlemlerine hemen mi başlanacak yoksa implant-kemik bütünleşmesi için ne kadar süre beklenecek

gibi çeşitli alternatifler cerrahi implant tedavisinin seyrine yön verir.

İmplant Çevresi Hastalıkların Tedavisi

Dental implant ve desteklediği protez cansız maddelerdir fakat bunların etrafındaki destek dokuların canlı dokular olduğu ve sağlıklarının belirli şartlara bağlı olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle, diğer diş hekimliği uygulamalarında olduğu gibi implant tedavisinde de düzenli hekim kontrolü çok önemlidir.

Diş çevresindeki destek dokulardakine benzer bir şekilde implant çevresindeki yumuşak dokular ve kemik de iltihabi hastalıklardan etkilenebilir. Bu nedenle, implant çevresi hijyen uygulamalarının hasta tarafından düzenli uygulanması ve bunun hekim tarafından öğütlenip kontrol edilmesi esastır. İmplant çevresi dokuların iltihabi hastalıklarında cerrahisiz ya da cerrahi mekanik tedaviler ve ilaç uygulamaları ile enfeksiyon kontrol altına alınmaya çalışılır. Bazı durumlarda diş çevresi dokulardakine benzer biçimde yumuşak doku desteğini arttırmaya yönelik ilave cerrahi uygulamalar planlanabilir.

İmplant tedavisi hakkında daha fazla bilgi almak için İmplant Tedavisi konulu blog yazımızı inceleyebilirsiniz.

 

Soru-cevap

Diş çekimi yapılan bölge üzerine kanama kontrolü için tampon yerleştirilmektedir. 20-30 dk. süreyle tamponun ısırılması gerekmektedir. Bunun yanı sıra 24 saat çok sıcak yiyecek ve içeceklerden, alkol-sigara ve asitli içeceklerin kullanılmamasına özen gösterilmelidir. Çekim sonrasındaki gece yüksekçe bir yastıkla yatılmalı ve doktorun reçete ettiği ilaçlar uygun şekilde kullanılmalıdır. Cerrahi çekim sonrasında yanakta ödem oluşumu görülebilir. Ödemi minimalize etmek için işlem sonrası ilk 24 saat soğuk buz uygulaması yapılması gerekmektedir. Hızlı ve yeterli yapılan cerrahiyi takiben fazla ağrı oluşmaz ve oluşan ağrı hafif ağrı kesicilerle kolaylıkla kontrol altına alınabilir.

Dental implant tedavisi uygulanacak hastalarda, implant için üst çenedeki molar ve premolar dişler bölgesinde gerekli olan vertikal mesafe yeterli değilse, kemik yüksekliğini artırmak amacıyla sinüs lifting işlemi uygulanır. Bu işlem sayesinde kemik içine tam olarak yerleşmesi gereken implantın boyu ve genişliği için yeterli hacmin yaratılmasını sağlamaktadır. Sinüs lifting (sinüs yükseltme, kaldırma) operasyonu; genellikle lokal anestezi altında, standart diş doktoru koltuğunda yapılan bir cerrahi müdahaledir. Sinüs bölgesi istenilen seviyede kaldırılarak o bölgede ağız içerisinden açılan küçük bir pencere aracılığı ile ulaşılabilir hale getirilmektedir. Sinüsün içini kaplamakta olan sinüs membranında istenilen oranda yükselmenin sağlanmasından sonra, meydana getirilen boşluğa kemik tozu ve greftleme işlemi yapılarak, dikiş atılarak bölgenin kapatılması sağlanmaktadır. Mevcut kemiğin durumuna bağlı olarak sinüs lift operasyonu sırasında implantlar yerleştirilebilir veya önce lifting uygulanıp 4-6 ay sonrasında implantlar yerleştirilebilir.

Zigomatik implant üst çenede klasik implant uygulanamayan vakalarda uygulanan, klasik implanta göre daha büyük boyutta olan implanttır. Zigomatik implant elmacık kemiği olarak bilinen zigoma kemiğine yerleştirilir. Klasik implantlar gibi titanyumdan yapılan bu implantların boyutları 30 – 50 mm arasında değişiklik göstermektedir.

Kanal tedavisine cevap vermeyen dişlerde kök ucunda bulunan iltihabi dokunun cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Bu yöntemle birçok ön bölge dişi çekilmeden uzun yıllar ağızda kalabilmektedir. Apikal rezeksiyon bölgeye lokal anestezi ve diş etlerine küçük bir insizyon ile yapılır. Enfekte olan dokuların temizlenmesi ile bölge dikiş atılıp, kapatılır.

Dişeti hastalıkları, uzun yıllar protez kullanımı, erken diş kayıpları, enfeksiyon, travma, tümör rezeksiyonu gibi lokal ya da sistemik faktörler sonucunda üst çene kemiğinde klasik implant yapılmayacak kadar ileri derece rezorbsiyon (kemik erimesi) problemi olan hastalara çözüm sağlayan bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi yöntemi klasik implant tedavisi uygulanamayan hastalar için umut ışığıdır.

  • Diş kökünde oluşan ve kanal tedavisi ile geçmeyen kist ve enfeksiyon durumlarında,
  • Kanal tedavisinde başarılı olunmadığı durumlarda
  • Travma sonucu diş kökünde oluşan kırıklarda kırık parçanın çıkarılıp dişin kurtarılabileceği durumlarda,
  • Diş kökündeki lezyondan biyopsi alınması gereken durumlarda,
  • Altında daimi diş oluşmamış olan ancak kökünde lezyon oluşmuş süt dişleri için,
  • Diş kökünün yapısal veya şekilsel bozukluğu sebebi ile kanal tedavisinin tam olarak uygulanamadığı durumlarda,

Hamilelik döneminde diş çekimi çok acil değil ise yapılmaz. Gebeliğin ilk üç ayında ise diş çekimi yapılmamaya özen gösterilir. Fetüsün oluşum evresi ilk üç ay içerisinde şekillendiğinden dolayı, bu süreçte hastanın varsa diş ağrısını geçirmeye yönelik bir tedavi uygulanır. Hamile kaldıktan sonra dişlerde, ağrı ve sızı meydana gelebilir. Vücudun; hormonal bir değişiklik göstermesi nedeniyle gebelik gingivitisi dediğimiz diş eti rahatsızlıkları meydana gelebilir. Bu gibi durumlarda hastaların tedavileri gebelik sonrasına bırakılır.

Zigomatik implant tedavisi öncesi öncesinde hastanın dental tomografisi çekilerek zigamo bölgesinin (üst çenenin) anatomik yapısı incelenir. Zigomatik implant sinüs bölgesine oldukça yakın olduğu için sinüs bölgesinde herhangi bir patolojinin olup olmadığı tespit edilir. Zigomatik implant, zigoma kemiğinin yüz tarafına değil, kemiğin iç kısmına uygulanır. Zigomatik implant genellikle hastanın konforu açısından genel anestezi altında uygulanır. Zigomatik implantlar klasik dental implant uygulamasına benzer şekilde zigoma kemiğinden destek alınarak uygulanmaktadır. Zigomatik implant uygulaması esnasında ağız diş ve çene cerrahi, protez uzmanı ve implant uzmanının bulunduğu bir ekip tarafından gerçekleştirilir. Zigomatik implant uygulamasından sonra 4- 6 ay bölgedeki iyileşme beklenir. Bu bekleme süreci sonrası protez uygulanabilir. İkinci basamakta implantlar bir metal bar ile birbirine bağlanır. Zigoma tedavisi ardından iyileşme sonrasında ise ölçüler alınarak ve daimi protezin yapımına geçilir. Zigoma kemiğinin yapısal kalitesi zigomatik implant uygulamasının başarı oranını yükseltir. Zigomatik implant kayıp oranları oldukça düşüktür. Zigomatik implantlarda elde edilen başarı oranı en az klasik dental implantlarda elde edilen başarı oranı kadardır. Zigomatik implant klasik implant yöntemine göre daha komplike bir uygulamadır. Zigomatik implant tedavisinde hekim seçimi tedavi başarısı ile paraleldir. Klasik implant tedavileri kadar yaygın olmadığından tam teşekküllü diş hastanelerinde alanında uzman cerrahlar tarafından yapılmalıdır.

Ağız içinde herhangi bir yerde odontojenik (diş kaynaklı) veya non odontojenik (diş kaynaklı olmayan) kistler oluşabilir. Ağrı veya şişliğe sebep olarak hasta tarafından fark edilebilir veya hiç fark edilmeden oldukça büyük boyutlara ulaşabilir. Kistler genellikle iyi huylu yavaş büyüyen oluşumlardır ancak zamanında müdahale edilmediği takdirde çok büyük boyutlara ulaşıp sinüs, burun boşluğu, sinir gibi anatomik yapılara zarar verebilir veya malignite bulguları gösterebilir. Kist operasyonunun diş çekimi, implant gibi işlemlerden herhangi bir farkı yoktur. Lokal anestezi altında kolaylıkla gerçekleştirilebileceği gibi büyük sınırlara ulaşan kistlerde sedasyon veya genel anestezi tercih edilebilir. İşlem öncesinde kistle ilişkili dişlerin muayenesi ve gerekli tedavileri tamamlanır. Diğer cerrahi işlemlerde olduğu gibi çene cerrahı tarafından uygun görülen antibiyotik, ağrı kesici ilaçlar ve antiseptik gargaralar kullanılabilir.

Zigomatik implant tedavisinin en büyük avantajı, üst çene kemiği olmadığı için klasik implant yapılamayan hastalara alternatif sağlamasıdır. Kemik erimesi olan hastalarda greftleme (kemik oluşturma) işlemine gerek duyulmayabilir. Kaza travmaları ve kanser gibi hastalıklar sonunda çenesi çıkartılmış hastalara zigomatik implant tedavisi uygulanabilmektedir. Uzun süre kemik kaybı olması nedeniyle dudakların içe çökmesi gibi estetik sorunları da ortadan kaldırarak hastanın sosyal hayatında daha konforlu olmasını sağlamaktadır.

İşlem sonrasında hekim talimatlarına uyulmalı, geçici protezlerde kırık oluşması durumunda zaman kaybetmeden diş hekimine başvurulmalıdır. Zigomatik implantlar, klasik dental implantlar gibi düzenli diş hekimi kontrolleri yapılarak ve ağız diş hijyeni sağlanarak uzun yıllar kullanılabilir.

Whatsapp'tan Yazın
Online Randevu Alın
Sorularınız mı var?
Bize yazın, hemen cevaplayalım.